top of page

Malcolm X Suikastı: 60 Yıl Sonra Hâlâ Çözülemeyen Gizem

Yazarın fotoğrafı: Emre ÖzdemirEmre Özdemir

Bugün, 21 Şubat 2025, insan hakları mücadelesinin en ikonik isimlerinden Malcolm X’in suikasta kurban gittiği günün 60. yıldönümü. 21 Şubat 1965’te, Harlem’deki Audubon Balo Salonu’nda, 39 yaşındaki Malcolm, ailesinin gözleri önünde vurularak öldürüldü. Bu trajedi, yalnızca bir liderin kaybı değil, aynı zamanda Amerika’daki ırkçılık karşıtı hareketin yönünü değiştiren bir kırılma anıydı. Peki, bu suikastın ardındaki gerçekler nelerdi? Altmış yıl sonra bile neden hâlâ tam olarak aydınlatılamadı?


Malcolm X'in Martin Luther King, Jr. ile yaptığı tek buluşma, 26 Mart 1964.
Malcolm X'in Martin Luther King, Jr. ile yaptığı tek buluşma, 26 Mart 1964.

Malcolm X, ya da son yıllarında tercih ettiği adıyla El-Hajj Malik El-Shabazz, karmaşık bir yolculuğun kahramanıydı. Gençlik yıllarında suç dünyasında geçirdiği zamanın ardından İslam Milleti (Nation of Islam) ile tanıştı ve bu örgütte hızla yükseldi. Keskin zekâsı, etkileyici hitabet yeteneği ve ırk ayrımcılığına karşı sert söylemleriyle, siyah toplumu için bir umut ışığı haline geldi. Ancak 1964’te İslam Milleti’nden ayrılması, lider Elijah Muhammad ile ters düşmesi ve daha evrensel bir insan hakları vizyonu benimsemesi, hayatını değiştirdi – ve belki de sonunu hazırladı.


Suikast Günü: Kanla Yazılan Bir Son


21 Şubat 1965 Pazar günü, Malcolm X, Müslüman Afro-Amerikan Birliği (Organization of Afro-American Unity) adlı yeni kurduğu oluşumun toplantısında konuşmak için sahneye çıktı. Eşi Betty Shabazz ve dört küçük kızı tribünlerde onu izliyordu. Saat 15:05 civarında, salonda bir kargaşa çıktı – bazıları bunun dikkat dağıtmak için planlanmış bir hareket olduğunu düşünüyor. Ardından, üç silahlı adam sahneye doğru ilerledi. Bir av tüfeği ve iki tabancadan açılan ateşle Malcolm’un vücuduna 21 kurşun isabet etti. Göğsünden, kollarından ve bacaklarından vurulan lider, olay yerinde hayatını kaybetti. Katiller, kaosun içinde kaçmayı başardı.


Şüpheliler ve Adalet Arayışı


Soruşturma sonucunda, İslam Milleti mensubu üç kişi – Talmadge Hayer (Mujahid Halim), Norman 3X Butler ve Thomas 15X Johnson – cinayetle suçlandı. Hayer, suçu itiraf etti ve diğer ikisinin olayla ilgisi olmadığını iddia etti. Buna rağmen, üçü de 1966’da ömür boyu hapse mahkûm edildi. Yıllar boyunca, Butler ve Johnson’ın masum olduğu yönünde kanıtlar ortaya çıktı. Tanıkların ifadelerindeki tutarsızlıklar, polis raporlarındaki boşluklar ve Hayer’in yalnız hareket etmediğine dair beyanları, davayı gölgede bıraktı. 2021’de, bu iki sanık resmen beraat etti, ancak bu karar, katillerin kim olduğu sorusunu yanıtlamaktan çok yeni sorular doğurdu.


Komplo Teorileri ve Gölgedeki Eller


Malcolm X suikastı, Amerikan tarihindeki en tartışmalı olaylardan biri olarak komplo teorilerine zemin hazırladı. En yaygın iddia, FBI’ın parmağı olduğu yönünde. 1960’larda, J. Edgar Hoover yönetimindeki FBI, Malcolm’u ve İslam Milleti’ni yakından izliyordu. COINTELPRO adlı program kapsamında, siyah liderleri etkisiz hale getirmek için gizli operasyonlar düzenledikleri biliniyor. Malcolm’un evi suikasttan günler önce bombalanmış, ancak polis yeterli koruma sağlamamıştı. Dahası, olay günü Audubon Salonu’nda alışılmadık derecede az sayıda polis bulunuyordu – oysa Malcolm tehdit aldığını bildirmişti.


Bazıları, suikastın İslam Milleti’nin iç hesaplaşması olduğunu savunuyor. Malcolm’un Elijah Muhammad’ı eleştirmesi ve örgütten ayrılanlara yönelik tehditler, bu teoriyi destekliyor. Ancak, cinayetin profesyonelce planlanmış yapısı, daha büyük bir organizasyonun izlerini taşıyor gibi görünüyor. Yıllar sonra açıklanan belgeler, FBI ajanlarının olaydan haberdar olabileceğini, hatta belki de suikastı kolaylaştırdığını öne sürüyor. Yine de, kesin bir kanıt bulunamadı.


Miras ve Günümüz


Malcolm X’in ölümü, siyah özgürlük hareketinde bir boşluk yarattı. Onun radikal ama evrilen duruşu, Martin Luther King Jr.’ın barışçıl yaklaşımıyla birlikte, mücadelenin iki farklı yüzünü temsil ediyordu. Bugün, Malcolm’un fikirleri hâlâ yankı buluyor: Sistematik ırkçılığa karşı çıkışı, özsavunma hakkı savunusu ve küresel dayanışma çağrısı, yeni nesiller için ilham kaynağı.


21 Şubat 2025’te, bu suikastı anarken, yalnızca bir lideri değil, adaletin nasıl gölgelendiğini de hatırlıyoruz. Malcolm X’in şu sözü, belki de mirasının özünü yansıtıyor: “Hakikat, insanlık tarihindeki en güçlü silahtır.” Altmış yıl sonra, bu hakikati aramaya devam ediyoruz.


Emre Özdemir'e ait tüm yazıları okumak için tıklayın

Comments


bottom of page